HUKUK YOKSA, ÇETE VAR..

HUKUK YOKSA, ÇETE VAR… Derin çelişki ve belirsizlikler karşısındayız; bilinen ise, gelinen ve gidilen yer bakımından “hukuksuz bir ortam”. Gerçi, Anayasal ve alt normları askıya alma işareti, 31 Mayıs akşamı Gezi Parkı saldırısı ile verildi. 17 Aralık operasyonu ise, “hukukun sıfırlandığı” bir eşik oldu. Her yolu mubah gören AKP Hükümeti, 25 Aralık operasyon girişimi karşısında, ... Devamını Oku »

ANAYASA’YA “AÇIK AYKIRILIK”

ANAYASA’YA “AÇIK AYKIRILIK” Açıkça aykırı olan, internet kullanımını TİB (Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı) yönetimine bırakan yasal düzenleme. Bu yasa, Hükûmet ve Partisi’nin izlediği siyaset açısından anlaşılabilir. Şöyle ki; özellikle, 2011 seçimlerinden sonraki, -KHK’lar dâhil- yasal düzenlemelerde, birbirinin zıddı şu iki eğilim süreklilik kazandı: Bir yandan, yönetimde yetkileri merkezi organlarda ve tek kişide yoğunlaştırmak; öte yandan, hak ... Devamını Oku »

SİYASAL REJİM NEDİR?

SİYASAL REJİM NEDİR? Nereden başlamalı? Bellek bobini beş yıl öncesine sarılırsa, yanıt için hareket eşiği ortaya çıkar. Nasıl? 2010 Anayasa değişikliği için ilk adımlar ilkbaharda atılmıştı. Sonbahara kadar yapılan“tartışmalar”, değişiklik üzerine –seçmen iradesini sakatlayacak yoğunlukta- yaygın bir bilgi kirliliği yaratmıştı. Dezenformasyon ortamını sürekli körükleyen “baş aktörler”, ilerleyen yıllarda“yanılmışız” dediler (Anayasa yalanları için bkz.: Hangi Anayasa?, ... Devamını Oku »

“RÜŞVETLE MÜCADELE KURUMU” ANAYASA’DA

“RÜŞVETLE MÜCADELE KURUMU” ANAYASA’DA “İyi yönetişim ve rüşvete karşı mücadele mercii” (md. 130), anayasal bağımsız otoriteler (md. 125-130) (ABO) arasında. Varlık nedeni, demokrasinin güçlenmesine katkıda bulunmak olan ABO’ların çalışmasını kolaylaştırmak, bütün devlet kuruluşlarının yükümlülüğü. Tüzel kişilik, malî ve yönetsel özerklikle donatılan ABO, Halkın Temsilcileri Meclisi (HTM) tarafından nitelikli çoğunlukla seçilir. Yıllık raporlarını, kendisine karşı sorumlu ... Devamını Oku »

TUNUS, TÜRKİYE’Yİ ESİNLEYEBİLİR Mİ?

TUNUS, TÜRKİYE’Yİ ESİNLEYEBİLİR Mİ? Tunus, Ulusal Kurucu Meclis (UKM) tarafından kabul edilen yeni Anayasa ile, geçiş dönemini büyük ölçüde tamamladı. UKM üyeleri, 26 Ocak akşamı, metnin tümü üzerinden yapılan son oylamada gerekli olan 2/3 çoğunluğu da aşarak, 12’ye karşı 200 oyla, yeni Anayasa’yıonayladı. Yeni Anayasa’yı, devrimin başarısını gösteren önemli bir kanıt olarak niteleyen UKM Başkanı ... Devamını Oku »

“… DİN İLE SİYASETİN BİR ARADA YÜRÜMEDİĞİ”

“Cemaatte çatlak nasıl gelişti, bilemem. Bildiğim tekşey, din ile siyasetin bir arada yürümediği. Siyasette kabul gören araçlar, dinde kabul edilemezler. Tevekkeli değil, adamlar yüzyıllar önce ayırmışlar. Laikliğin nasıl bir ihtiyacın sonucu doğduğunu yeni yeni anlıyoruz. Belki, hiç de hayırhah görünmeyen bu süreç bize bir şeyler öğretiyor” (Ayşe Böhürler Sordu Alev Alatlı cevapladı: “Hoca artık bilge ... Devamını Oku »

BAKAN KALK AYAĞA!

BAKAN KALK AYAĞA! Başbakan, Bakanlar Kurulu’nun Cumhurbaşkanı (CB) başkanlığında toplantı için, “zaten 6 ay öncesine kadar Başbakanımızdı, şimdi başkanlık yapmasında yadırganacak ne var?” şeklinde ifadeler kullanmıştı. Cumhuriyet gazetesine baskın için de, “Peygamberimize hakaret eden, cevabını alır” dedi. 19 Ocak: çekilen dikkat üzerine CB’nin girişiyle salona, bütün bakanlar “topluca” ayağa kalktı. Bakanlar Kurulu başkanlığı CB’nin bakanlar ... Devamını Oku »

SUÇLU SAYILMAMA İLKESİNİ DE KARARTAN SUÇLULAR

SUÇLU SAYILMAMA İLKESİNİ DE KARARTAN SUÇLULAR “Suçluluğu mahkeme kararı ile saptanıncaya kadar kimse suçlu sayılamaz”. Hukukun genel ilkesi olarak suçsuzluk varsayımı, insan haklarının temel ilkeleri arasında ve dokunulamaz haklar blokunda yer alır. Bu blok, “insan haklarının sert çekirdeği” olarak da adlandırılır. Anayasa madde 15, sıkıyönetim veya savaş durumunda bile dokunulamayacak hakları sıralamakta. Suçsuzluk varsayımı, savaş ... Devamını Oku »

ADLİ YARGI HİZMETİNDE HAKİM İÇİN…

ÂDİL YARGI HİZMETİNDE HÂKİM İÇİN… “Yargılamanın yenilenmesi” hedefinde yapılan girişimler, “âdil yargılanma hakkı” güvenceleri üzerine etraflı düşünme ve görüş oluşturma gereğini gündeme çıkarmakta. Konunun iki ana boyutu var: 1) Siyasal boyut: Son üç yasama döneminde, “28 Şubat süreci” ile hesaplaşma adına, devlet yönetimi ve hukukî düzenlemelerde, toplumun gereksinimleri ve çağın gereklerini dikkate alma yerine, din ... Devamını Oku »

YARGIÇLAR, DEMOKRASİ AKTÖRÜ OLABİLECEK Mİ?

YARGIÇLAR, DEMOKRASİ AKTÖRÜ OLABİLECEK Mİ? 17 Aralık sabahı “yolsuzluk operasyonu” ile büyüyen Cemaat-Hükûmet kavgası, sadece hukukun sefaletinin değil, demokrasinin dibe vuruşunun da bir eşiği olarak görülebilir. Doğrusu, “ak” parti Hükümeti’nin, hukuk ve demokrasi üzerine bu denli kalın ve geniş “kara” şal örteceği pek tahmin edilemezdi. Daha kaygı verici olan ise, Parti içinden bir-iki istisna dışında ... Devamını Oku »