(Kurum’un çevre karnesi-2) DERS KONUSU: SİYANÜR LİÇİ…

(Kurum’un çevre karnesi-2) DERS KONUSU: SİYANÜR LİÇİ…

Günaydın, bugünkü dersimizin konusu, siyanür liçi yöntemi ile altın işletmeciliği,

-Ama… , mevzuata göre mümkün değil..

-Sorun da zaten burada düğümleniyor:  AB mevzuatına göre yasak. Buralarda bu yöntemle madencilik faaliyeti yapamayan çokuluslu şirketler, Türkiye’ye gelip mevzuat esnekliğinden yararlanarak siyanür liçi yöntemi ile maden işletmeciliği yapıyorlar.(…)

‘Karşılaştırmalı Anayasa hukukunda çevre hakkı’ dersine böyle bir diyalog ile başlamıştım, 14-15 yıl oluyor Limoges Üniversitesinde.

O yıllarda siyanür liçi yöntemi ile altın işletmeciliği, Bergama’dan ve Cerattepe’ye Türkiye coğrafyasına yayılırken ‘Eurogold’ çokuluslu şirketi gündemde idi.

Kurum’un kent karnesi’ (1 Şubat), kent ile sınırlı değil.  ‘Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği’ bakanlığının görev ve yetki alanı çok geniş.  Aslında, bir yandan kentsel-kırsal-kültürel çevre, öte yandan, doğal-tarihsel-kültürel boyutları ile bütünleşik çevre yaklaşımı, çevre hukukunun genel ilkesi.

 

Yine torba

27. Yasama döneminde Çevre Komisyonunda görüşülen iki torba yasa teklifi dışında, ‘bütünleşik çevre’nin ortak paydalarını oluşturan imardan madenlere, kıyılardan ormanlara geniş bir alanın onlarca torbaya nasıl dağıtıldığı üzerine sayısal bilgiler vermiştim. Yalnızca maden yasası 5 kez değiştirildi. TBMM gündemindeki torba “Maden Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi” de, yağma iradesinin sürekliliğini teyit ediyor.

 

Ekokırım suçu

Ruhsatı 2004’te, Bakan Kurum döneminde kapasite genişletme için ÇED olumlu raporu verilen (31.12.19) deprem fay hattı üzerindeki İliç Anagold işletmesi, en başta ihtiyat, çevre hukukunun bütün ilkelerini ihlal ederek korkunç bir afet yarattı.

Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne taşınan siyanür liçi yöntemiyle maden işletmesi üzerine AYM ihlal kararı (17 Ocak), yalnızca aysbergin görünen kısmı: ÇED olumlu raporu, kapasite artışı, keşif heyeti yetersizliği, bilirkişi keşfinin eksiklikleri, tarım ve hayvancılıkla ilgili hususların ihmali, gerekçesizlik vb.,  geniş ölçekte zarar verilen doğal ekosistemin  tahrip edilmesiyle oluşan ekokırım suçudur. Öyle ki, Fırat nehrine olası bir siyanür akışı, sınıraşan ekokırıma bile neden olabilir.

 

Cinayet

Türkiye ekosistemini koruyucu Anayasa hükümlerine karşın çevre hukuku mevzuatının delik deşik edilmesinde kilit konumda olan Bakanlık, ‘çevresel etki değerlendirme yönetmeliği’ni sürekli değişikliklerle işlevsizleştirdi. ÇED raporları,  Ceratttepe’den İliç’e siyanür liçi madenciğini meşrulaştırma aracı olarak kullanıldı.

Böylece, ‘çevreyi geliştirme, çevre sağlığını koruma ve çevre kirlenmesini önleme’ yükümlülüğünü yasama ve yürütme,  ‘engelleme, bozma ve kirletme’ye dönüştürdü. Bu durumda, ‘düzenleme, denetleme, yaptırım’ zinciri, daha ‘düzenleme’ aşamasında kırılmış oldu.

 

Siyasal kliantelizm

Ekokırım tehlikesi olan her yerde hukuk mücadelesi veren Av. İsmail Attal’ın  ilettiği bilgiye göre maden ruhsat sayısı : 1186 (1923-2002) ve 386.000 (2002 sonrası).

Dünyanın en tehlikeli kimyasallarının su gibi kullanıldığı bir madencilik, AKP ve ona 2016’da eklemlenen MHP tarafından “oy avcılığı” için kullanılıyor; iktidar bekası için ülke yok ediliyor.

Akbelen’den İliç’e ülkeyi savunan yurttaşlara karşı şiddet kullandırtarak kolluğa suç işleten Parti Başkanlığı Yoluyla Devlet Başkanlığı ve Yürütme,  Anayasal ve siyasal kurum ve kuralları  dezenformasyon eşliğinde tasfiye ile yetinmedi; hukuku katlederek ülkeyi yağmalattığı çokuluslu şirketler yoluyla  sınıraşan felaket riski de yaratmış bulunuyor.

Partiler arası eşit yarış koşullarını kaldıran AKP-MHP yöneticileri, ülke talanını örtmek için, CHP ve DEM Partisi içişişleri ile uğraşıyor.

 

Ülke için..

Çevre yağması ve toplumsal yoksullaşma koşutluğunda, Eurogold’dan -Akkuyu üzerinden Rusya hegemonyası dahil- Anagold’a, Türkiye ülkesinin yağmalanmasına karşı,  yargı organlarını ve TBMM’yi göreve çağırmakla sınırlı değil yurttaşlık sorumluluğu. Bütün yurtseverler, iktidar bekası için ülkeyi yağmalatan  ve yağmalayan yerli ve yabancı işbirlikçilere karşı  düşünsel, hukuksal ve eylemsel mücadele güçlerini birleştirmeli.

 

İbrahim Ö. Kaboğlu (BirGün, 15.02.24)

Yoruma kapalı.