“Tahammülsüzlük” kaynağı tahammül!

“Tahammülsüzlük” kaynağı tahammül!

Yoklara tahammül, varolanlara tahammülsüzlüğün itici gücü.

Hükümet, Bakanlar Kurulu, karar alma düzeneği, siyasal sorumluluk yok.

Yokedenler, şimdi, Anayasa Mahkemesi(AYM)’nin ve Danıştay’ın varlığını hazmedemiyor.

 Sorunun özü: ‘6’lı Masa’ mirasçıları, 2017 yıkımını kanıksadıkça, Cumhur İttifakı, ‘yoklar çizelghesi’ni genişletiyor.

Yıkıma hayır!

Yıkımı hazmetmeyen ‘hayır bloku’, yaklaşık 6 ay sonra  demokratik anayasa  yolunda ortak  adımlar atmaya başladı: CHP/HDP/İyi  P (İP). Saadet P. ( İlerleyen yıllarda  Parti yönetimden dışlanınca Ü. Özdağ,  ‘ortak ilkeler’ metnini şantaj malzemesi yaptı; İP yöneticileri de, Akşener öncülüğünde inkar ve iftira için saf tuttu…)

6’lı Masa, HDP’siz kuruldu;  Deva ve Gelecek Partileri  de, Güçlendirilmiş Parlamenter Rejim (GPS)  için “hayır bloku”na katıldı.

GPS için anayasa hedefinde hazırlanan yol haritası ve geçiş dönemi raporları, 16 Nisan 2017 yıkımının hazmedilemediğinin  göstergesi idi.

 2023  seçim sonuçları CHP için hezimet oldu. DP, Deva P., Gelecek P., Saadet P. vekilleri ve  yarım düzine İP’li, TBMM’ye CHP yoluyla girdi.

Hezimet, 6’lı Masa bilşenleri için teslimiyet sonucunu doğurdu. ‘Yoklar çizelgesini hazmetme’ görüntüsü, GPS savunucularını, sürekli anayasa ihlalleri karşısında  seyirci konumuna geçirdi.

AYM ve Danıştay

HDP davası ve Atalay kararı ardından,  AYM karşıtlığında Bahçeli ve Erdoğan saf tutmaya başladı.

Ayasofya Müzesi ve İstanbul Sözleşmesi kararları için alkışlanan Danıştay, 15 Temmuz sonrası dünya hukuk tarihinin en büyük toplu katliamı üzerine hukuku dillendirince,  “hazmedilemeyen kurum” oldu.

AYM ve Danıştay, 2017’de tasfiye edilemeyen anayasal kurumlar.

Bu nedenle, 31 Mart oyu, Anayasal kurumların ve yerel yönetimlerin yaşarkalma sorunsalına ilişkin olduğu gibi, Türkiye için “demokratik yörünge umudu”  bakımından da yaşamsal.

“Devlet benim”

Anayasal tasfiye sürecini hazmeden! muhalefet, CB’nin her gün seçim sahasında çifte anayasa ihlallerini de kanıksamış görünüyor:

-Ülke genelinde CB sıfatı ve Devlet olanakları ile yerel seçim kampanyası yürütmesi, tümüyle Anayasa dışı,

– Kendini Devletle özdeş kılarak seçmenlere yönelik ayrımcı ve tehdit edici konuşmaları, partiler ve adaylar arasında eşit yarışma koşullarını tümüyle ortadan kaldırıyor.

Siyasal statü veya kimlikten arındırılmış olan CB yardımcısı ve  bakanların da seçim çalışmalarına katılması, Anayasa ihlali.

 Sanal system…

Parti Başkanlığı Yoluyla Devlet Başkanlığı ve Yürütme (PBDBY), ‘resmi dezenformasyon’ eşliğinde Devlet kurumlarını ve kamu makamlarını, CHP ve adaylarına karşı seferber etmiş durumda. Kanal ile bölmeyi hedeflediği İstanbul’u ‘komuta merkezi’ yapma hazırlığında.

Yürütme’yi kişselleştirerek, Yasama’ya Cumhur İttifakı ile  ‘ters kelepçe’ takarak, HSK/YSK ve Yargıtay’ı araçsallaştırarak erkler ayrılığını tasfiye eden ikili, şimdi iki anayasal kuruma göz dikti: AYM’yi ve Danıştay’ı da,  Anayasa gibi  tümüyle görünüşte kurumlara dönüştürmek.

Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi (CBHS), sanal bir söylem: Hükümet yok, CB yok ve öngörülemezlik nedeniye sistem de yok.

PBDBY, neden ülke için bir güvenlik sorunu?

…güvenlik sorunu

Ekosistemi geriye dönüşü olanaksız biçimde bozdu: Tarım ve hayvancılık yok edildi; delik-deşik edilen ve sınır ötesi etkiler yaratma riski bulunan ekokırım faaliyetleri, ülkenin bölünmez bütünlüğünü tehlikeye düşürdü.

AYM ve Danıştay için ‘musalla taşı  hazırlığı’ sürerken, DİB ve MEB ekseninde dünveyi hukuktan ve bilimsel eğitimden  uzaklaşma çalışmaları ivme kazandı. TSK kurumlarını tasfiye ve MGK’yi Anayasa dışı kullanma, ayrıca ele  alınmalı.

PBDBY, ülke, toplum ve gelecek kuşaklar için sürekli risk üretiyor.

Bu nedenle, büyük yıkım hiçbir zaman hazmedilmemeli. Eğer yıkıma tahammül edilirse, demokrasi hedefi bir yana, güvenli bir ülkede uyanma umudu bile kalmaz.

 

İbrahim Ö. Kaboğlu (29 Şubat 2024)

Yoruma kapalı.