Parti Başkanlığı Yoluyla Devlet Başkanlığı ve Yürütme (PBDBY) içinde türeyen soygun çeteleri ve Anayasa arasında nasıl bir ilişki var? Yanıt, iktidara ilişkin anayasal gelişmelerde saklı.
MECLİS-İ MEBUSAN VE PARLAMENTER REJİM
1876, Parlamento ve Hükûmet kuruldu: “” Vekiller Heyeti, Sadrazamın başkanlığı altında kurulan, önemli iç ve dış işlerinin karar merciidir” (md.28)
1909 Değişikliği; Parlamenter rejim kuruldu: “Vekiller, Meclis-i Mebusan’a karşı, Hükümetin genel siyasetinden toplu ve maiyetleri altındaki örgütlerine ilişkin işlem ve eylemlerden bireysel olarak sorumludur” (md.30).
MECLİS’İN SEÇTİĞİ VE MECLİSE KARŞI SORUMLU HÜKÜMET
Kurulduğu gün Büyük Millet Meclisi’nin ilk işi, kendi içinden bakanları seçmek oldu. İlk Anayasa ile yürütmenin adı, “Büyük Millet Meclisi Hükûmeti” oldu.
Cumhuriyet’in ilanıyla, Cumhuriyet ve hükûmet özdeşleşti.
1924’te, Bakanlar Kurulu’nun Meclis tarafından seçimi yerine, Meclis’e karşı sorumluluk ilkesi benimsendi. 1924 Anayasası döneminde, Cumhuriyet tarihinde ilk kez siyasal iktidarın el değiştirdi (Mayıs 1950).
1961 Anayasası, başbakanın eşitler arası birinci konumuyla, klasik parlamenter rejimi kurdu.
1982’de, güçlü başbakan statüsü ile parlamenter rejim çerçevesi sürdürüldü.
GENEL SİYASET VE SORUMLULUK
Cumhuriyet’in üç Anayasası, yönetim biçimi olarak şu üçlü ortak paydada buluştu:
Hükûmetin genel siyaseti bakanlar kurulunca belirlenir.
Bakanlar, bireysel ve toplu olarak TBMM’ye karşı sorumludur.
Devleti temsil eden Cumhurbaşkanı ve hükûmet birbirinden ayrıdır.
TEK KİŞİLİ YÜRÜTME VE HÜKÛMETSİZ TÜRKİYE
2017 değişikliği; “Cumhurbaşkanı Devletin başıdır. Yürütme yetkisi Cumhurbaşkanına aittir” (md.104).
Hükûmet ve kurul halinde siyasal karar alma usulü kaldırıldı ve Devlet yönetiminde 150 yılda oluşan kavramlar, kurallar ve kurumlar bir çırpıda silindi.
2017’de kurgusunu özeti:
Devlet başkanlığı ve yürütme yetkilerinin tümü tek kişide toplandı.
Hükümete ait yetkiler bütünü ile donatılan kişi, siyasal sorumluluktan bağışık tutuldu.
Yasama ve yürütme arasında denge-denetim düzenekleri ve hesap verebilir bir yönetim
Cumhurbaşkanı, -Anayasa ile bağdaşmadığı halde- uygulamada parti genel başkanıdır.
YA FON SOYGUNU?
2017 yıkımı sonucu yükselen kleptokrasi, Fon skandalı ile ülke gündemine oturdu. Yargı süreci fazla gecikmeli olarak başlatılmış olsa da “siyasal ayak”, tıpkı Fetö yargılamalarında olduğu gibi “hesap dışı” kalacak. Siyasal sorumluluk yokluğu, hukuki sorumluluk yollarını da güdük bırakacak.
Sonuç olarak; PBDBY yerine TBMM önünde sorumlu hükümeti öngören parlamenter rejime dönülmedikçe Türkiye Cumhuriyeti, “ülkesi, toplumu ve Devleti” bütününde soyulmaktan kurtulamayacak.
İbrahim Ö. Kaboğlu (06.11.26)
İbrahim Kaboğlu İbrahim Kaboğlu