Adaleti Savunmak

Adaleti Savunmak

Adaleti savunma kurumu olarak barolar, “demokratik, kamusal ve mesleki” sacayağında “insan haklarına dayanan demokratik Cumhuriyet” tanımı ile iki yönden özdeşleşiyor: meslek kuruluşları olarak “demokratik devlet” niteliğiyle ve savunma mesleği olarak devletin insan haklarına dayanmasının güvencesiyle.

Bu özellikleriyle; sav, savunma, hüküm diyalektiğinde hukuku ortaya çıkarmanın ana aktörü olan barolar; yasama, yürütme, yargı işlevlerinde şekillenen erkler ayrılığının hak ve özgürlüklerin güvencesi olmasında da belirleyici bir konumda.

Savunma mesleğinin ve bütününde yargı sisteminin büyük  sorunlar yaşadığı ülkemizde baroların varlığı temel güvencedir. Biz avukatların etik değerler ekseninde paydaşı olduğumuz barolar, her zaman, her yerde ve herkes için geçerli olan adil yargılanma hakkı gereklerinin yalnızca aktörü değil, aynı zamanda antrenörüdür.

Hukuk ortak paydasında buluşan İstanbul Barosu avukatları, siyasal görüş ve grupların üstünde “Anayasa’ya bağlılık çerçevesinde siyaset” ve “hukuk yoluyla demokrasi” mücadelesinin öncüsü olmuştur.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, 22 Aralık 2024 günü bir sosyal medya paylaşımı ile İstanbul Barosunu, terör propagandası yapmak ve bilgi kirliliği yaratmakla suçlayarak soruşturma başlattığını kamuoyuna duyurdu. Avukatlık Kanunu’na tümüyle aykırı bir biçimde başlattığı ve yürüttüğü soruşturma ile yetinmeyen savcılık, davaname adıyla Asliye Hukuk Mahkemesinden İstanbul Barosu Yönetim Kurulu’nun da görevlerine son vermesi istemiyle açıkça İstanbul Barosu tüzelkişiliğini hedef aldı.

İstanbul Barosu’na yönelik operasyona, önceki başkanlar ve son seçimlerde aday olan gruplar, “seçimle gelen seçimle gider.” anlayışı ile karşı çıktı. Bu ortam ve koşullarda, “hukuk yoluyla demokrasi” anlayışının gereği olarak seçimsiz olağanüstü genel kurul kararı alındı.

Yönetim Kurulu üyemiz Av. Fırat Epözdemir’in yine tümüyle Anayasa ve Ceza Muhakemesi Kanunu’na aykırı yol ve yöntemlerle tutuklanması, olağanüstü genel kurul kararının haklılığını teyit etti. İstanbul Barosuna yönelik hukuk ve akıl dışı operasyonlara karşı savunma mesleği sorunlarının ve önlemlerin tartışılması ana gündemi olan Genel Kurul’a Türkiye Barolar Birliği, barolar ve Avrupa’nın büyük baro başkan ve temsilcileri ile uluslararası hukuk örgüt temsilcileri katılacaktır. Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve demokratik kitle örgütleri temsilcilerinin de ilgisi kayda değer. “Avukat özgür ve barolar bağımsız değilse adalet de yoktur” ilkesini sahiplenmek, İstanbul Barosu üyelerinin onurlu ve tarihsel bir görevi olacaktır.

Hukuk yoluyla demokrasi için 23 Şubat 2025’te Haliç Kongre Merkezinde buluşmak umuduyla saygılar ve sevgiler. (Gazete Baro 1. Sayı)

Yoruma kapalı.